| | #1 |
| Üyelik Tarihi: Oct 2005 Yaş: 22
Mesajlar: 3.174
Tecrübe Puanı: 690 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
BATI MEDENİYETİNİN DÜŞÜŞÜ 20. yy boyunca hızla gelişmeye başlayan teknolojilerini ve kültür alanında sergiledikleri ilerlemeyi takip etmek oldukça zordu . 21. yy bitişine doğru insan ırkı derin ve emsalsiz değişimler görmüştü . Yepyeni radikal teknolojiler hızla dünyaya yayılıyor , en yoksul ülkelerdeki en yoksul insanların bile gelişmiş bilgisayar ağlarına ve bilgi bankalarına ulaşmasına imkan sağlıyordu . Doğuda Komunizmin çöküşüyle birlikte nükleer silahlar kolaylıkla bulunabilir hale gelmişlerdi . Uluslararası güç yapısı ; önceden para ve askeri güç tarafından belirlenen ; 3. Dünya ülkelerinin süpergüçlere meydan okumasıyla , temellerinden sarsılıyordu . Sibernetik,klonlama ve gen biliminin halka açık alanlarda tartışılmaya başlamasıyla militaristler,humanistler ve radikal dinciler arasında bu işleri yaparak para kazanan şirketlerin geleceği üzerinde söz hakkı sahibi olabilmek için çatışmalar başladı . Pek çok insan, vücudlarına sibernetik parçalar taktırırken diğerleri artırılmış algıdan gelişmiş telepatiye kadar geniş psişik çalışmalar peşinde koşuyordu . İnsan gen havuzunda bu dramatik değişimler yaşanırken radikal humanist çevrelerde korku ve karmaşa hızla yayılıyordu . Teknoloji gelişmeye ve yayılmaya devam ederken nüfus hızla artıyordu . 20. yy sonlarına doğru 6 milyar olan dünya nüfusu 300 yıl içinde 23 milyara ulaşmıştı . Kirlenme ve doğal kaynaklardaki kıtlık liderlerin topraklarını genişletme fikirlerini ateşliyordu . Bu sırada ; sibernetik ve genetik mutasyonun kullanılması ve bu işten para kazanılması hususunda tansiyon giderek artarken pek çok uluslararası ekonomik sistem birbirleriyle uğraşmaktan zayıf düşüp kapanmıştı . Humanistler ve şirketler arasında giderek tırmanan ; vahşet ve korku dolu terorist eylemler polisin tüm dünyada olaylara şiddet kullanarak müdahale etmesini gerektirdi . Sorumsuzca hareket eden medya ; polisin sertlik içeren bu hareketlerini zaten iyice galeyana gelmiş sivilleri provoke edecek şekilde yayınlamaya başladı . Bu , pek çok büyük ülkede isyancı sivilin harekete geçmesine neden oldu . YENİ DÜZEN 22 Ekim 2229da , United Powers League (UPL) kuruldu . UPL , birleşmiş bir insanlığı hedef alan vizyonu ile bir zamanların Birleşmiş Milletlerini tekrar ayağa kaldırdı . Bu yeni düzen dünya nüfusunun %93ü tarafından temsil ve kontrol ediliyordu . Yalnızca bir kaç Güney Amerika ülkesi bu yeni düzen tarafından kargaşadan kurtarılamamıştı . UPLin temelleri "aydınlanmış sosyalizm" üzerine kuruluydu ama sık sık halk üzerinde otoritesini kullanmak için faşist polis eylemleri gerçekleştiriyordu . Yönetimini bu şekilde 80 yıl kadar sürdüren UPL , kendisine çok daha önemli bir görev biçti : Tüm insanlığı kültür ayrımı yapmaksızın birleştirmek . Irkçılığın son uzantıları ve bireysel amaçlara hizmet eden her türlü yapı ortadan kaldırıldı . İngilizce tüm gezegenin ortak dili olacak şekilde yeniden şekillendirildi . Böylece en eski diller bile kendi ülkelerinde terk edildi . Dinler UPL tarafından resmi olarak yasaklandı , tüm organizasyon insan oğlunun tanrısallaştırıldığı fanatik bir düşünce etrafında birleşti . Bu yeni yarı-dini anlayış insan genlerindeki ve vücudundaki her türlü saf olmayan değişimi şiddetle cezalandırdı . UPL yandaşları ve ileri gelenleri , insan ırkında şimdiden dejenerasyonu başlatan genetik çalışmaları , siber teknolojiyi ve psişik uyarılmayı sağlayan ilaçları tartışmaya başladılar . UPL yöneticileri insan ırkını bu teknolojik gelişmelerden korumak için katı bir plan uygulamaya koydular . BÜYÜK ARINMA 800 yıl önce Avrupayı kasıp kavuran mezhep savaşlarını anımsatır şekilde , UPL tüm insanlık tarihi boyunca görülen en kanlı ve zalim planı uygulamaya koydu : BÜYÜK ARINMA . Bu soy kırım , hükümetin insan ırkını kirlenmeden koruyabileceğine inandığı son yoldu . UPL orduları tüm dünyada hackerları , sentetikleri , vücudlarında sibernetik değişiklikler bulunanları , teknoloji korsanlarını avlamaya başladı . Tüm dünyada 400 milyondan fazla insan bu hareket sırasında ölmüştü . UPLin sıkı kontrolünde olan dünya medyası olayları sümen altı ederek gerçekleşen soy kırımı dünyanın geri kalanından saklamayı başardı . Tüm bu saçma sapan hareketlerine rağmen UPL , pek çok temel teknolojik yenilikler yapmayı başardı . 10larca yıl önce terk edilen bilimsel alanlar UPL kontrolünde tekrar çalışmaya açıldı . 20. yy ortalarında Amerika ve Rusya tarafından terk edilen Uzay Keşif programları insanlığın önündeki yeni bir çağın temelleri olarak görülüyordu . Kreyojeni ve warp-drive teknolojisindeki gelişmeler uzak yıldızlara seyahati imkanlı kılmıştı . 40 sene içinde UPL Mars ve Ayda koloniler kurmaya başlamıştı bile . Bu sıralarda Doran Routhe adında genç ve başarılı bir bilim adamı UPL içersindeki gücünü arttıracağını düşündüğü planları üzerinde çalışıyordu . Routhe yeni yeraltı kaynakları ve alternatif yakıtlar bulması halinde UPL içersinde güçlü birisi olacağını düşünüyordu . Politik bağlantıları ve şansınında yardımıyla Routhe binlerce UPL mahkumunu gizli görevinde kullanmak için izin almayı başarmıştı . Büyük Arınma sırasında mahkum edilenler , Routhenin gizli laboratuarlarına taşındılar . Routhenin planı uzak dünyaları bu mahkumlarla kolonize etmekti . Adamları , 56.000 mahkumu uzun dönem dondurma işlemleri için hazırlamıştı . Mahkumların sahip oldukları tüm özellikler , sibernetik eklentiler ve genetik mutasyonlarla ilgili bilgiler çığır açan bir süper bilgisayara yüklendi . Bu makina , Artificial (yapay) Tele-empatik Lojistik Analiz Sistemi ; ATLAS ; kendisine yüklenen verilerle ne kadar mahkumun hayatta kalabileceğini hesapladı ve yalnızca 40.000 kadarının bu yolculuğu tamamlayabileceği anlaşıldı . Daha sonra bu 40.000 mahkum , derin uzay super taşıyıcılarına yüklendi . Gemiler , hedeflerine ulaştıklarında lazım olacak kadar gıda , donanım ve malzemeyle yüklendi . Yol bulma bilgisayarı uzaktaki bir gezegen olan Gantris VInın koordinatlarına ayarlandı . Her şey mükemmel düşünülmüş ve uygulanıyor görünüyordu . Ancak Routhenin bile aklına gelmeyecek şekilde , mahkumlar galaksinin bir köşesinde ölmeye yollanmışlardı . SÜRGÜNLER VE UZUN UYKU ATLAS , taşıyıcılardan ilki olan Nagglfara takılmıştı . Diğer üç taşıyıcı ; Argo , Sarengo ve Reagan ; Gantris VIya kadar Nagglfarı takip etmeye programlanmışlardı . Nesiller sonra ; "UZUN UYKU" ; şeklinde adlandırılacak bu yolculuk sırasında ATLAS bütün yolcuları tek tek izledi . Mahkumların gen havuzunda bulduğu bir mutasyon ATLASın alarma geçmesine neden oldu . Mahkumların yalnızca %1 inde bulunmasına rağmen bu mutasyon , sadece bir kaç nesil sonra insan beyninin psişik güçlerini kullanabilen insanların doğmasına neden olacaktı . Bu bilgiler kayıt edildi ve doğrudan Doran Routheın kayıtlarına geçti . Bir sene olarak planlanan yolculuk iyi geçmiş olmasına rağmen bir noktadan sonra yolcuların kaderi değişmeye başladı . ATLASa bağlı yol bulma sistemleri kapandı , Gantris VI ve dünyanın koordinatları bilgisayardan silindi . Dört gemi herşeyden habersiz yolcularını warp hızında 30 sene boyunca taşıdılar . Taşıyıcıların motorları neredeyse erime noktasına gelmişti . 28 yıllık yolculuktan sonra gemiler dünyadan 60.000 ışık yılı uzaktaki bir yıldız sistemine geldiler . Mahvolmuş motorları , neredeyse bitmek üzere olan yaşam destek bataryaları ile gemiler acil durum protokolüne geçtiler ve en yakındaki yaşanabilir gezegene doğru yönlendiler . Reagan ve Sarengo Umoja adında bir gezegene çarptılar . Sarengo atmosfere girerken aldığı ağır sistem hasarları nedeniyle gezegen yüzeyine sert bir iniş yaptı ve 8.000 yolcusu öldü . Reagan biraz daha şanslıydı ve güvenli bir iniş yapmayı başardı . Gemi güvenli bir şekilde indikten sonra "soğuk odalar" devreden çıkarıldı ve yolcular yavaş yavaş uyanmaya başladılar . Nerede olduklarını ve ne kadar zamandır uyuduklarını merak eden yolcular , ATLAS sisteminin tüm yolculukları ile ilgili bilgileri silmiş olduğunu gördüler . Argo kırmızı bir gezegen olan Moriaya indi . Yolcuları Reagandakilerle aynı kaderi paylaştı . Uyudukları sırada kaydedilmesi gereken tüm bilgiler silinmişti . Yalnızca Nagglfarın yolcuları akıllarını kurcalayan sorulara cevap alabilmişti . ATLASa doğrudan erişim imkanları vardı ve şüphelerini doğrulama imkanına kavuşmuşlardı . Dünyayı bir daha asla göremeyeceklerdi ve burası bulunmaları gereken gezegen değildi . Tarsonis adında bilmedikleri bir gezegene inmişlerdi ve Nagglfar tamir edilemeyecek durumdaydı . Hayatta kalanlar 3 gezegene yayılmaya başladılar . KONFEDERASYON VE YENİ DÜNYA Her gezegenin yerleşimcileri "Yeni Dünya" olarak adlandırdıkları gezegenlerinde hayatta kalmak için çalışmaya başladı . Gemileri ile birlikte yok olan gezegenler arası haberleşme cihazları olmadan bir birlerinden habersiz ve izole bir şekilde yaşamaya başladılar . Çok kısa sayılabilecek bir zamanda bu kolonilerin her biri gezegenlerinde başka koloniler kurmaya başladılar ve yalnızca 60 sene içersinde uzay yolculukları sayesinde tekrar birleştiler . Tekrar bir araya geldikten sonra 3 koloni aralarında ticaret anlaşmaları yapmaya başladılar . Bunun yanında Tarsonis ; koloniler arasında en büyüğü ve teknolojik açıdan en gelişmişi ; Umoja ve Moriayı kendilerinin kurdukları bir hükümete katılmaya davet etti . Diğer iki koloni bu davete karşı çıktılar . Tarsonisin donanması keşiflerine devam etti ve Koprulu Sector olarak adlandırılan bir sistemi insanların mülkiyetine aldı . Sistemde 7 ayrı koloni daha kurmasıyla Tarsonisin askeri gücü hızla büyümeye başladı . Tarsonis kolonicileri tarafından , Terran Konfederasyonu olarak adlandırılan yeni bir hükümet kuruldu . Sektordeki en büyük madencilik operasyonlarını gerçekleştiren Moria bu yeni Konfederasyondan korkmaya başladı . Bundan dolayı Kel-Morian Combine kuruldu . Şirketlerin ortaklığından oluşan Kel-Morian , Konfederasyon politikaları ile ters düşen bütün madencilik şirketlerine silah ve askeri yardım sağlıyacağını duyurdu . Artan tansiyon Konfederasyon ve Kel-Morian arasında Terran Guild Savaşlarının başlamasına neden oldu . Guild savaşları 4 sene , Konfederasyon aslında bir barış anlaşması "satın alana" kadar sürdü . Kel-Morian bağımsızlığını koruyacak olsada kendisini destekleyen tüm madenci guildleri Konfederasyonun birer yatırımı halini almıştı . Umojan kolonisi Konfederasyonun neler yapabileceğini gördükten sonra Umojan Protectoratei (koruyucu hükümet) kurdu . Bu milislerin amacı kolonilerini Konfederasyondan koruyup bağımsızlıklarını devam ettirmekti . Son analizde Guild Savaşları , Konfederasyonun Terran kolonileri arasındaki hakim durumunu kuvvetlendiren bir şekilde son buldu . Konfederasyon yeni gezegenleri topraklarına ekleyip kuvvetlenmeye devam ederken ele geçirdiği gezegenlerdeki toplumların tüm vatandaşlık ve bireysel haklarını görmezden geldi . Bu da korsan grupların ve radikal milislerin daha fazla ortalıkta görünmeye başlamasına neden oldu . Konfederasyon politikalarına karşı gerçekleşen en büyük ayaklanmaya örnek olarak Korhal Direnişi gösterilebilir . KORHAL DİRENİŞİ Korhal , Tarsonisli koloniciler tarafından yerleşilen ilk gezegenlerden birisiydi . Zenginlik ve aydınlanmanın gezegeni Korhal, Konfederasyonun askeri ve teknolojik gelişimine büyük katkılarda bulunmuştu . Konfederasyon Korhalın giderek artan üretim gücünden yararlanmaya devam ederken , koloni vatandaşları Konfederasyon Senatorlerinin gezegenlerini baskı altında tutup zenginliklerinden diledikleri gibi faydalanmalarından rahatsız olmaya başladılar . Bağımsızlıklarını ele geçirmek için Konfederasyonun yerel yönetimine karşı sayısız halk ayaklanması gerçekleştirdiler . konfederasyon bu ayaklanmalara cevap vermekte gecikmedi ve kolonide sıkı yönetim ilan etti . Bu halkı dahada fazla kızdırdı , zaten var olan sivil karışıklık artık kaos halini almıştı . Konfederasyon , en değerli ve üzerine en çok düştükleri gezegenin kendilerine karşı ayaklanmasının diğer kolonilerinde ayaklanmasına neden olacağını düşünüyordu . Bu ayaklanmayı her ne pahasına olursa olsun durdurmaya karar verdiler . Korhal diğer tüm kolonilere örnek olacak şekilde Konfederasyona hizmet etmeyi sürdürmeliydi . Korhal senatörlerinden Angus Mengsk kendisini takip eden vatandaşlarının isteklerini belirten bir bildiri yayınladı . Bağımsızlık istekleri, Mengsk konfederasyona açıkca savaş ilan edince ; kabul edilmeyecek gibi değildi . Vatandaşlarını harekete geçiren senatör kahramanca bir çılgınlık içindeki halkıyla birlikte Konfederasyonun bütün birliklerini ele geçirmeyi başarmıştı . Konfederasyon Korhal üzerindeki tüm haklarından ve iddialarından vaz geçtiğini ilan etmek zorunda kalmıştı . Mengsk saygıyı ve diğer bir kaç koloninin yönetimini kazanmıştı . Konfederasyon , durumu gözden geçirmeye devam ederken kuvvetlerini Korhaldan çekmeye başladı . Mengsk ve direnişin diğer yöneticileri bağımsızlıklarını kazandıklarını düşünüyorlardı ve Konfederasyona karşı kazandıkları zaferi kutluyorlardı . Konfederasyon Korhalın bağımsızlığını kazanmasının diğer kolonilerinde bağımsızlıkları için savaşmalarına neden olacağını biliyordu ve eğer Korhalı açıktan elde edemiyorsa bazı farklı yollar denenebilirdi . Konfederasyon en tehlikeli 3 suikastçisini , yalnızca "Ghost" olarak bilinirler , Mengsk ve destekçilerini yok etmesi için Korhala gönderdi . Ertesi sabah senatorün cansız bedeni , kaleyi andıran karargahlarının balkonunda karısının ve kızının cesetlerinin yanına uzanmış bir şekilde bulundu . Senatorun kafası asla bulunamadı . Suikast direnişi zayıflatmaktan çok daha fazlasını gerçekleştirdi . Konfederasyonun bilinen en büyük düşmanını uyandırdı . Arcturus Mengsk , bir konfederasyon müfettişi ve zengin bir iş adamı olarak ailesinin ölüm haberini hiçte iyi karşılamadı . Yıllarca müfettişlik yaptığı için gayet iyi biliyordu ki Konfederasyon hedeflerine ulaşabilmek için her türlü yolu denerdi . Politikada daha fazlasını istemiyordu , olacak olaylar hakkında önceden uyarılmıştı ve bir şekilde babasının Korhalda yaptıkları onu utandırmıştı . Ancak ailesinin ölüm haberi genç Arcturusun içindeki bazı duyguları ateşlemişti ; ümit vaad eden geleceğini terk edip intikam için tek başına bir patikaya girmişti . Daha önce babasını takip eden grupları bir araya getirerek kısa zamanda hatırı sayılır bir ordu toplamayı başarmıştı . Mengskin adamları, pek çok istasyon ve üslerine saldırılar düzenleyerek Konfederasyonun milyarlarca kredi değerinde adam , makina ve ekipman kaybetmesine neden oldu . Mengskin grubu ile Umojan Protectorate arasında bir ittifak anlaşması imzalandığı dedikoduları; Konfederasyonu durumu en kısa zamanda en kesin şekilde bitirmeye yöneltti . Konfederasyon başkenti Tarsonisten Korhala bin tane nükleer füze atıldı . Bu vahşi saldırı sırasında 4 milyon insan öldü . Kısa bir süre sonra çok değerli koloni Korhal ; uzayda dolanan "fazla" ısınmış , üzeri siyah camla kaplanmış dev bir küre oldu . Haberler , Umojan sınırında gizli bir üstte saklanan Arcturusa ulaştığında , intikamın geri alabileceği hiç bir şeyi kalmayan Arcturus ve adamları her ne pahasına olursa olsun bir gün Konfederasyonu devireceklerine dair yemin ediyorlardı . Kendilerine Korhalın Evladları ismini verdiler , Arcturus ve adamları çok kısa bir zamanda kendilerini tüm sektorde en çok aranan kaçaklar yapmayı başardılar . Sessiz ve akıllıca saldırılarıyla Konfederasyona karşı pek çok zafer elde ettiler . Ancak adelet adına kazandıkları her savaştan sonra Arcturus , Konfederasyona bağlı medya tarafından deli ve terörist olarak tanıtılıyordu . Kolonilerin çoğu bu kanunsuz gruplarla ilgili hiç kimseye yataklık etmek ya da hizmet etmek istemiyordu . Kamuoyu önündeki kötü şöhretine rağmen Arcturus Konfederasyona karşı savaşmayı bırakmadı . Bugün bile Korhalın Evladları sektörün bağımsızlığı için Konfederasyona karşı savaşmaya devam etmektedir . SAVAŞ Pek çok koloni ve korsan militan Konfederasyon güçlerine karşı birleşmeye devam ediyordu . Bu sırada Koprulu Sectordeki Terran varlığı artarak güçlenmeye devam ediyordu . Bu durum Terran kolonicileri kendilerini içinden çıkılması zor karmaşık bir durumla karşılaşıncaya kadar devam etti . Bir uyarı yapmaksızın 50 gemiden oluşan bir yaratık donanması uzak bir Konfederasyon kolonisi olan Chau Sara yörüngesine girdi . Büyük gemiler hiç bir şeyden şüphelenmeyen koloniciler üzerine ateş açmaya başladılar . Gezegendeki tüm yerleşim birimlerini yok edene kadar durmadılar . Bu ani saldırı karşısında şaşıran Konfederasyon gezegeni koruması için kuvvetlerini bölgeye yolladı . Konfederasyon , rotasını Mar Saraya çeviren yaratık filosuna karşı Mar Saradan büyük bir saldırı başlattı . Kendilerini Protoss olarak tanıtan yaratık filosu gizemli bir şekilde aniden ortadan kayboldu ve sektorü terk etti . Çok kısa bir zaman sonra Mar Sara üzerinde garip bir yaratık türü daha görüldü . Böceğe benzeyen bu yaratıklar Protosstan oldukça farklı gözüküyorlardı . Terran kolonileri kendi aralarındaki politik çekişmeleri bitiremeden bu iki yaratık türünün Koprulu Sectorde terörü ve savaşı yaymalarını umutsuzca izlemeye başladılar .
__________________ Herkezi Şebnem ferah Fun Club'e bekleriz ![]() |
| | |
| Reklam alanlarımız |
![]() |
| Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |