Üyeler: 195.558 | Konular: 183.158 | Mesajlar: 2.006.908
Alt 08-01-08, 21:41   #1
Super Moderator
 
EkselanS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Oct 2005
Yaş: 22
Mesajlar: 3.174
Tecrübe Puanı: 690
EkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması OduluEkselanS Resım Yarısması Odulu
Standart Terran Irkı Ve Tarihi

BATI MEDENİYETİNİN DÜŞÜŞÜ

20. yy boyunca hızla gelişmeye başlayan teknolojilerini ve kültür alanında sergiledikleri ilerlemeyi takip etmek oldukça zordu . 21. yy bitişine doğru insan ırkı derin ve emsalsiz değişimler görmüştü . Yepyeni radikal teknolojiler hızla dünyaya yayılıyor , en yoksul ülkelerdeki en yoksul insanların bile gelişmiş bilgisayar ağlarına ve bilgi bankalarına ulaşmasına imkan sağlıyordu . Doğuda Komunizmin çöküşüyle birlikte nükleer silahlar kolaylıkla bulunabilir hale gelmişlerdi . Uluslararası güç yapısı ; önceden para ve askeri güç tarafından belirlenen ; 3. Dünya ülkelerinin süpergüçlere meydan okumasıyla , temellerinden sarsılıyordu .


Sibernetik,klonlama ve gen biliminin halka açık alanlarda tartışılmaya başlamasıyla militaristler,humanistler ve radikal dinciler arasında bu işleri yaparak para kazanan şirketlerin geleceği üzerinde söz hakkı sahibi olabilmek için çatışmalar başladı . Pek çok insan, vücudlarına sibernetik parçalar taktırırken diğerleri artırılmış algıdan gelişmiş telepatiye kadar geniş psişik çalışmalar peşinde koşuyordu . İnsan gen havuzunda bu dramatik değişimler yaşanırken radikal humanist çevrelerde korku ve karmaşa hızla yayılıyordu .

Teknoloji gelişmeye ve yayılmaya devam ederken nüfus hızla artıyordu . 20. yy sonlarına doğru 6 milyar olan dünya nüfusu 300 yıl içinde 23 milyara ulaşmıştı . Kirlenme ve doğal kaynaklardaki kıtlık liderlerin topraklarını genişletme fikirlerini ateşliyordu .

Bu sırada ; sibernetik ve genetik mutasyonun kullanılması ve bu işten para kazanılması hususunda tansiyon giderek artarken pek çok uluslararası ekonomik sistem birbirleriyle uğraşmaktan zayıf düşüp kapanmıştı . Humanistler ve şirketler arasında giderek tırmanan ; vahşet ve korku dolu terorist eylemler polisin tüm dünyada olaylara şiddet kullanarak müdahale etmesini gerektirdi . Sorumsuzca hareket eden medya ; polisin sertlik içeren bu hareketlerini zaten iyice galeyana gelmiş sivilleri provoke edecek şekilde yayınlamaya başladı . Bu , pek çok büyük ülkede isyancı sivilin harekete geçmesine neden oldu .





YENİ DÜZEN

22 Ekim 2229da , United Powers League (UPL) kuruldu . UPL , birleşmiş bir insanlığı hedef alan vizyonu ile bir zamanların Birleşmiş Milletlerini tekrar ayağa kaldırdı . Bu yeni düzen dünya nüfusunun %93ü tarafından temsil ve kontrol ediliyordu . Yalnızca bir kaç Güney Amerika ülkesi bu yeni düzen tarafından kargaşadan kurtarılamamıştı . UPLin temelleri "aydınlanmış sosyalizm" üzerine kuruluydu ama sık sık halk üzerinde otoritesini kullanmak için faşist polis eylemleri gerçekleştiriyordu . Yönetimini bu şekilde 80 yıl kadar sürdüren UPL , kendisine çok daha önemli bir görev biçti : Tüm insanlığı kültür ayrımı yapmaksızın birleştirmek . Irkçılığın son uzantıları ve bireysel amaçlara hizmet eden her türlü yapı ortadan kaldırıldı . İngilizce tüm gezegenin ortak dili olacak şekilde yeniden şekillendirildi . Böylece en eski diller bile kendi ülkelerinde terk edildi . Dinler UPL tarafından resmi olarak yasaklandı , tüm organizasyon insan oğlunun tanrısallaştırıldığı fanatik bir düşünce etrafında birleşti . Bu yeni yarı-dini anlayış insan genlerindeki ve vücudundaki her türlü saf olmayan değişimi şiddetle cezalandırdı . UPL yandaşları ve ileri gelenleri , insan ırkında şimdiden dejenerasyonu başlatan genetik çalışmaları , siber teknolojiyi ve psişik uyarılmayı sağlayan ilaçları tartışmaya başladılar . UPL yöneticileri insan ırkını bu teknolojik gelişmelerden korumak için katı bir plan uygulamaya koydular .





BÜYÜK ARINMA

800 yıl önce Avrupayı kasıp kavuran mezhep savaşlarını anımsatır şekilde , UPL tüm insanlık tarihi boyunca görülen en kanlı ve zalim planı uygulamaya koydu : BÜYÜK ARINMA . Bu soy kırım , hükümetin insan ırkını kirlenmeden koruyabileceğine inandığı son yoldu . UPL orduları tüm dünyada hackerları , sentetikleri , vücudlarında sibernetik değişiklikler bulunanları , teknoloji korsanlarını avlamaya başladı . Tüm dünyada 400 milyondan fazla insan bu hareket sırasında ölmüştü . UPLin sıkı kontrolünde olan dünya medyası olayları sümen altı ederek gerçekleşen soy kırımı dünyanın geri kalanından saklamayı başardı .

Tüm bu saçma sapan hareketlerine rağmen UPL , pek çok temel teknolojik yenilikler yapmayı başardı . 10larca yıl önce terk edilen bilimsel alanlar UPL kontrolünde tekrar çalışmaya açıldı . 20. yy ortalarında Amerika ve Rusya tarafından terk edilen Uzay Keşif programları insanlığın önündeki yeni bir çağın temelleri olarak görülüyordu . Kreyojeni ve warp-drive teknolojisindeki gelişmeler uzak yıldızlara seyahati imkanlı kılmıştı . 40 sene içinde UPL Mars ve Ayda koloniler kurmaya başlamıştı bile .

Bu sıralarda Doran Routhe adında genç ve başarılı bir bilim adamı UPL içersindeki gücünü arttıracağını düşündüğü planları üzerinde çalışıyordu . Routhe yeni yeraltı kaynakları ve alternatif yakıtlar bulması halinde UPL içersinde güçlü birisi olacağını düşünüyordu . Politik bağlantıları ve şansınında yardımıyla Routhe binlerce UPL mahkumunu gizli görevinde kullanmak için izin almayı başarmıştı .

Büyük Arınma sırasında mahkum edilenler , Routhenin gizli laboratuarlarına taşındılar . Routhenin planı uzak dünyaları bu mahkumlarla kolonize etmekti . Adamları , 56.000 mahkumu uzun dönem dondurma işlemleri için hazırlamıştı . Mahkumların sahip oldukları tüm özellikler , sibernetik eklentiler ve genetik mutasyonlarla ilgili bilgiler çığır açan bir süper bilgisayara yüklendi . Bu makina , Artificial (yapay) Tele-empatik Lojistik Analiz Sistemi ; ATLAS ; kendisine yüklenen verilerle ne kadar mahkumun hayatta kalabileceğini hesapladı ve yalnızca 40.000 kadarının bu yolculuğu tamamlayabileceği anlaşıldı . Daha sonra bu 40.000 mahkum , derin uzay super taşıyıcılarına yüklendi . Gemiler , hedeflerine ulaştıklarında lazım olacak kadar gıda , donanım ve malzemeyle yüklendi . Yol bulma bilgisayarı uzaktaki bir gezegen olan Gantris VInın koordinatlarına ayarlandı . Her şey mükemmel düşünülmüş ve uygulanıyor görünüyordu . Ancak Routhenin bile aklına gelmeyecek şekilde , mahkumlar galaksinin bir köşesinde ölmeye yollanmışlardı .


SÜRGÜNLER VE UZUN UYKU

ATLAS , taşıyıcılardan ilki olan Nagglfara takılmıştı . Diğer üç taşıyıcı ; Argo , Sarengo ve Reagan ; Gantris VIya kadar Nagglfarı takip etmeye programlanmışlardı . Nesiller sonra ; "UZUN UYKU" ; şeklinde adlandırılacak bu yolculuk sırasında ATLAS bütün yolcuları tek tek izledi . Mahkumların gen havuzunda bulduğu bir mutasyon ATLASın alarma geçmesine neden oldu . Mahkumların yalnızca %1 inde bulunmasına rağmen bu mutasyon , sadece bir kaç nesil sonra insan beyninin psişik güçlerini kullanabilen insanların doğmasına neden olacaktı . Bu bilgiler kayıt edildi ve doğrudan Doran Routheın kayıtlarına geçti .

Bir sene olarak planlanan yolculuk iyi geçmiş olmasına rağmen bir noktadan sonra yolcuların kaderi değişmeye başladı . ATLASa bağlı yol bulma sistemleri kapandı , Gantris VI ve dünyanın koordinatları bilgisayardan silindi . Dört gemi herşeyden habersiz yolcularını warp hızında 30 sene boyunca taşıdılar . Taşıyıcıların motorları neredeyse erime noktasına gelmişti . 28 yıllık yolculuktan sonra gemiler dünyadan 60.000 ışık yılı uzaktaki bir yıldız sistemine geldiler . Mahvolmuş motorları , neredeyse bitmek üzere olan yaşam destek bataryaları ile gemiler acil durum protokolüne geçtiler ve en yakındaki yaşanabilir gezegene doğru yönlendiler .

Reagan ve Sarengo Umoja adında bir gezegene çarptılar . Sarengo atmosfere girerken aldığı ağır sistem hasarları nedeniyle gezegen yüzeyine sert bir iniş yaptı ve 8.000 yolcusu öldü . Reagan biraz daha şanslıydı ve güvenli bir iniş yapmayı başardı . Gemi güvenli bir şekilde indikten sonra "soğuk odalar" devreden çıkarıldı ve yolcular yavaş yavaş uyanmaya başladılar . Nerede olduklarını ve ne kadar zamandır uyuduklarını merak eden yolcular , ATLAS sisteminin tüm yolculukları ile ilgili bilgileri silmiş olduğunu gördüler .

Argo kırmızı bir gezegen olan Moriaya indi . Yolcuları Reagandakilerle aynı kaderi paylaştı . Uyudukları sırada kaydedilmesi gereken tüm bilgiler silinmişti . Yalnızca Nagglfarın yolcuları akıllarını kurcalayan sorulara cevap alabilmişti . ATLASa doğrudan erişim imkanları vardı ve şüphelerini doğrulama imkanına kavuşmuşlardı . Dünyayı bir daha asla göremeyeceklerdi ve burası bulunmaları gereken gezegen değildi . Tarsonis adında bilmedikleri bir gezegene inmişlerdi ve Nagglfar tamir edilemeyecek durumdaydı . Hayatta kalanlar 3 gezegene yayılmaya başladılar .





KONFEDERASYON VE YENİ DÜNYA

Her gezegenin yerleşimcileri "Yeni Dünya" olarak adlandırdıkları gezegenlerinde hayatta kalmak için çalışmaya başladı . Gemileri ile birlikte yok olan gezegenler arası haberleşme cihazları olmadan bir birlerinden habersiz ve izole bir şekilde yaşamaya başladılar . Çok kısa sayılabilecek bir zamanda bu kolonilerin her biri gezegenlerinde başka koloniler kurmaya başladılar ve yalnızca 60 sene içersinde uzay yolculukları sayesinde tekrar birleştiler .

Tekrar bir araya geldikten sonra 3 koloni aralarında ticaret anlaşmaları yapmaya başladılar . Bunun yanında Tarsonis ; koloniler arasında en büyüğü ve teknolojik açıdan en gelişmişi ; Umoja ve Moriayı kendilerinin kurdukları bir hükümete katılmaya davet etti . Diğer iki koloni bu davete karşı çıktılar . Tarsonisin donanması keşiflerine devam etti ve Koprulu Sector olarak adlandırılan bir sistemi insanların mülkiyetine aldı .


Sistemde 7 ayrı koloni daha kurmasıyla Tarsonisin askeri gücü hızla büyümeye başladı . Tarsonis kolonicileri tarafından , Terran Konfederasyonu olarak adlandırılan yeni bir hükümet kuruldu . Sektordeki en büyük madencilik operasyonlarını gerçekleştiren Moria bu yeni Konfederasyondan korkmaya başladı . Bundan dolayı Kel-Morian Combine kuruldu . Şirketlerin ortaklığından oluşan Kel-Morian , Konfederasyon politikaları ile ters düşen bütün madencilik şirketlerine silah ve askeri yardım sağlıyacağını duyurdu . Artan tansiyon Konfederasyon ve Kel-Morian arasında Terran Guild Savaşlarının başlamasına neden oldu .


Guild savaşları 4 sene , Konfederasyon aslında bir barış anlaşması "satın alana" kadar sürdü . Kel-Morian bağımsızlığını koruyacak olsada kendisini destekleyen tüm madenci guildleri Konfederasyonun birer yatırımı halini almıştı . Umojan kolonisi Konfederasyonun neler yapabileceğini gördükten sonra Umojan Protectoratei (koruyucu hükümet) kurdu . Bu milislerin amacı kolonilerini Konfederasyondan koruyup bağımsızlıklarını devam ettirmekti . Son analizde Guild Savaşları , Konfederasyonun Terran kolonileri arasındaki hakim durumunu kuvvetlendiren bir şekilde son buldu .

Konfederasyon yeni gezegenleri topraklarına ekleyip kuvvetlenmeye devam ederken ele geçirdiği gezegenlerdeki toplumların tüm vatandaşlık ve bireysel haklarını görmezden geldi . Bu da korsan grupların ve radikal milislerin daha fazla ortalıkta görünmeye başlamasına neden oldu . Konfederasyon politikalarına karşı gerçekleşen en büyük ayaklanmaya örnek olarak Korhal Direnişi gösterilebilir .






KORHAL DİRENİŞİ

Korhal , Tarsonisli koloniciler tarafından yerleşilen ilk gezegenlerden birisiydi . Zenginlik ve aydınlanmanın gezegeni Korhal, Konfederasyonun askeri ve teknolojik gelişimine büyük katkılarda bulunmuştu . Konfederasyon Korhalın giderek artan üretim gücünden yararlanmaya devam ederken , koloni vatandaşları Konfederasyon Senatorlerinin gezegenlerini baskı altında tutup zenginliklerinden diledikleri gibi faydalanmalarından rahatsız olmaya başladılar . Bağımsızlıklarını ele geçirmek için Konfederasyonun yerel yönetimine karşı sayısız halk ayaklanması gerçekleştirdiler . konfederasyon bu ayaklanmalara cevap vermekte gecikmedi ve kolonide sıkı yönetim ilan etti . Bu halkı dahada fazla kızdırdı , zaten var olan sivil karışıklık artık kaos halini almıştı . Konfederasyon , en değerli ve üzerine en çok düştükleri gezegenin kendilerine karşı ayaklanmasının diğer kolonilerinde ayaklanmasına neden olacağını düşünüyordu . Bu ayaklanmayı her ne pahasına olursa olsun durdurmaya karar verdiler . Korhal diğer tüm kolonilere örnek olacak şekilde Konfederasyona hizmet etmeyi sürdürmeliydi .

Korhal senatörlerinden Angus Mengsk kendisini takip eden vatandaşlarının isteklerini belirten bir bildiri yayınladı . Bağımsızlık istekleri, Mengsk konfederasyona açıkca savaş ilan edince ; kabul edilmeyecek gibi değildi . Vatandaşlarını harekete geçiren senatör kahramanca bir çılgınlık içindeki halkıyla birlikte Konfederasyonun bütün birliklerini ele geçirmeyi başarmıştı . Konfederasyon Korhal üzerindeki tüm haklarından ve iddialarından vaz geçtiğini ilan etmek zorunda kalmıştı . Mengsk saygıyı ve diğer bir kaç koloninin yönetimini kazanmıştı .

Konfederasyon , durumu gözden geçirmeye devam ederken kuvvetlerini Korhaldan çekmeye başladı . Mengsk ve direnişin diğer yöneticileri bağımsızlıklarını kazandıklarını düşünüyorlardı ve Konfederasyona karşı kazandıkları zaferi kutluyorlardı . Konfederasyon Korhalın bağımsızlığını kazanmasının diğer kolonilerinde bağımsızlıkları için savaşmalarına neden olacağını biliyordu ve eğer Korhalı açıktan elde edemiyorsa bazı farklı yollar denenebilirdi .

Konfederasyon en tehlikeli 3 suikastçisini , yalnızca "Ghost" olarak bilinirler , Mengsk ve destekçilerini yok etmesi için Korhala gönderdi . Ertesi sabah senatorün cansız bedeni , kaleyi andıran karargahlarının balkonunda karısının ve kızının cesetlerinin yanına uzanmış bir şekilde bulundu . Senatorun kafası asla bulunamadı . Suikast direnişi zayıflatmaktan çok daha fazlasını gerçekleştirdi . Konfederasyonun bilinen en büyük düşmanını uyandırdı .

Arcturus Mengsk , bir konfederasyon müfettişi ve zengin bir iş adamı olarak ailesinin ölüm haberini hiçte iyi karşılamadı . Yıllarca müfettişlik yaptığı için gayet iyi biliyordu ki Konfederasyon hedeflerine ulaşabilmek için her türlü yolu denerdi . Politikada daha fazlasını istemiyordu , olacak olaylar hakkında önceden uyarılmıştı ve bir şekilde babasının Korhalda yaptıkları onu utandırmıştı . Ancak ailesinin ölüm haberi genç Arcturusun içindeki bazı duyguları ateşlemişti ; ümit vaad eden geleceğini terk edip intikam için tek başına bir patikaya girmişti .

Daha önce babasını takip eden grupları bir araya getirerek kısa zamanda hatırı sayılır bir ordu toplamayı başarmıştı . Mengskin adamları, pek çok istasyon ve üslerine saldırılar düzenleyerek Konfederasyonun milyarlarca kredi değerinde adam , makina ve ekipman kaybetmesine neden oldu . Mengskin grubu ile Umojan Protectorate arasında bir ittifak anlaşması imzalandığı dedikoduları; Konfederasyonu durumu en kısa zamanda en kesin şekilde bitirmeye yöneltti . Konfederasyon başkenti Tarsonisten Korhala bin tane nükleer füze atıldı . Bu vahşi saldırı sırasında 4 milyon insan öldü . Kısa bir süre sonra çok değerli koloni Korhal ; uzayda dolanan "fazla" ısınmış , üzeri siyah camla kaplanmış dev bir küre oldu .

Haberler , Umojan sınırında gizli bir üstte saklanan Arcturusa ulaştığında , intikamın geri alabileceği hiç bir şeyi kalmayan Arcturus ve adamları her ne pahasına olursa olsun bir gün Konfederasyonu devireceklerine dair yemin ediyorlardı .


Kendilerine Korhalın Evladları ismini verdiler , Arcturus ve adamları çok kısa bir zamanda kendilerini tüm sektorde en çok aranan kaçaklar yapmayı başardılar . Sessiz ve akıllıca saldırılarıyla Konfederasyona karşı pek çok zafer elde ettiler . Ancak adelet adına kazandıkları her savaştan sonra Arcturus , Konfederasyona bağlı medya tarafından deli ve terörist olarak tanıtılıyordu . Kolonilerin çoğu bu kanunsuz gruplarla ilgili hiç kimseye yataklık etmek ya da hizmet etmek istemiyordu . Kamuoyu önündeki kötü şöhretine rağmen Arcturus Konfederasyona karşı savaşmayı bırakmadı . Bugün bile Korhalın Evladları sektörün bağımsızlığı için Konfederasyona karşı savaşmaya devam etmektedir .



SAVAŞ

Pek çok koloni ve korsan militan Konfederasyon güçlerine karşı birleşmeye devam ediyordu . Bu sırada Koprulu Sectordeki Terran varlığı artarak güçlenmeye devam ediyordu . Bu durum Terran kolonicileri kendilerini içinden çıkılması zor karmaşık bir durumla karşılaşıncaya kadar devam etti .

Bir uyarı yapmaksızın 50 gemiden oluşan bir yaratık donanması uzak bir Konfederasyon kolonisi olan Chau Sara yörüngesine girdi . Büyük gemiler hiç bir şeyden şüphelenmeyen koloniciler üzerine ateş açmaya başladılar . Gezegendeki tüm yerleşim birimlerini yok edene kadar durmadılar . Bu ani saldırı karşısında şaşıran Konfederasyon gezegeni koruması için kuvvetlerini bölgeye yolladı .


Konfederasyon , rotasını Mar Saraya çeviren yaratık filosuna karşı Mar Saradan büyük bir saldırı başlattı . Kendilerini Protoss olarak tanıtan yaratık filosu gizemli bir şekilde aniden ortadan kayboldu ve sektorü terk etti . Çok kısa bir zaman sonra Mar Sara üzerinde garip bir yaratık türü daha görüldü . Böceğe benzeyen bu yaratıklar Protosstan oldukça farklı gözüküyorlardı .

Terran kolonileri kendi aralarındaki politik çekişmeleri bitiremeden bu iki yaratık türünün Koprulu Sectorde terörü ve savaşı yaymalarını umutsuzca izlemeye başladılar .
__________________

Herkezi Şebnem ferah Fun Club'e bekleriz

EkselanS isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla

Reklam alanlarımız
Yanıtla


Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


vBulletin® Version 3.7.3
SEO by vBSEO 3.2.0
Knightonline.net
TOPlist site ekle